1979 yılının ilkbaharında güzel ve güneşli bir pazar sabahı Adana’da dünyaya gelmişim. İlk, orta ve lise yıllarım Recai Bayrammemleketimde geçti. Üniversite tahsili için geldiğim İstanbul, olumsuzluklarına rağmen beni kendine meftun etmiş bulunuyor. Hâlâ İstanbul’dayım, bu kadîm şehir, trafiğine, gürültüsüne, hayatın hızla akıp gitmesine karşı, yadımda müstesna bir yer işgal ediyor.

Müzik dinlemek kitap okumak ve emektar bilgisayarımla baş başa vakit geçirmek haz aldığım başlıca meşgaleler. Özellikle sahaflardan eski kitap araştırmak ve bunlardan istifadeye çalışmak vazgeçemeyeceğimi sandığım bir davranıştır.

Koç burcuyum, en sevdiğim rakam 13, en sevdiğim çiçekler gül ve menekşe, en gönül çelici ve füsunkâr bulduğum kokular, EST limon ve Rebul lavanda kolonyaları, en sevdiğim meyve nar, en sevdiğim içecek demini yeni almış, çiçeği burnunda hafif demli bir çay, severek dinlediğim müzik eserleri, Kanunî Göksel Baktagir’in Hayal Gibi, Cânânım isimli saz eserleri ve Cinuçen Tanrıkorur’un Nar Çiçeğim adlı Kürdîlihicazkar eseridir. Nihavent ve Kürdîlihicazkâr makamlarına karşı ayrı bir muhabbetim vardır. Melihat Gülses’in icralarına ve kadife sesine meftunum.

Kitapları severim, hatta bazılarına iptila derecesinde teveccühüm vardır. Refik Halit Karay’ı çok severim, üslubunu pek beğenirim. Semih Lütfi Yayınevi’nin basmış olduğu bir Refik Halit Koleksiyonum olduğu iftiharla söylerim.

Kemal Tahir’in önemli romanlarını birkaç kez okudum. Beğendiğim eserleri tekrar okumaktan keyif alırım. Bu benim için, gezdiğim ve sevdiğim tarihi mekânlara tekrar tenezzühe çıkmak nevinden eğlenceli bir meşgaledir.

Ahmet Turan Alkan’ın hadiseleri yorumlama ufkuna hayranım. Tabir yerindeyse “ti”ye alınacak meseleleri tahlildeki mizah kudretine, ciddi mevzuları analiz etmedeki ifade kabiliyetine meftunum.

Estetik benim için çok mühimdir dolayısıyla nev-zuhur diye tanımlanan, estetik yoksunu şeyler beni rahatsız eder. Hiç takılmadan, şiir okur gibi konuşan insanlara karşı hayranlık duyarım.

Müzikle ilgili olarak; İstanbul’a geldiğim yıl içerisinde edindiğim bir gitarım, geçmişte yaşadığımız kriz ortamından etkilenmiş olan bir arkadaşımdan satın aldığım el yapımı nadide bir bağlamam, alto udum ve  Yamaha marka Türk ritimleri ve sesleri olan güzel bir orgum var. Mezkûr enstrümanların hepsini de profesyonel olmamakla beraber kendime yetecek kadar icra edebiliyorum. Hatta tavsiyem herkesin bir çalgı aleti ile birlikte olması. Çünkü herhangi bir enstrümanla beraberlik müzikle yakından ilgilenmeyi gerektiriyor. Bu da bir insan için genel kültür demek.

Eylül 2007 itibariyle yüksek lisansımı tamamlamış bulunuyorum. Atatürk’ün Fasıl Heyeti’ne dâir bir çalışma yaptım. Hedefim biraz daha genişleterek kitap formatına sokabilmek. Cumhuriyet Tarihi ile ilgili okumalarım devam ediyor.